11 Mart 2008 Salı

DOSTA SERZENİŞ

Ey Dost! Karşımda gülendamınla sen, mutlu bir tebessümün, dudağımı süsleyen, kalbimde kumsal kuran bir denizdin sen.Şimdi dalgalarını ötelere savurup nerelere gidersin.
Ey Dost! Yaşadığım her ana anlam katandın sen. Sözlerimin sükunu, bakışlarımın efsunuydun. Gizemli dünyalarda anlatılan firuze bir masaldın sen.Şimdi zift karışırken rüyalarıma, hangi masallardasın sen.
Ey Dost! Baharın renklerini, buğdayın bereketini bakışlarıma taşıyandın sen.Şimdi bakışlarım mat ve anlamsızken, hangi sevda mevsimindesin sen.
Ey Dost! Kuraklaşam gönlümde gül-i Muhammedi’nin gül kokusunu hissettiren ve bu gül kokusuyla ruhumu huzurla doldurmaya çalışandın sen.Şimdi gül kokusuna hasret biçareyim ben.
Ey Dost ! Arzularım yaprak dökümündeyken, sanbaharımdın sen. Eylül yağmurlarında bitmez sandığım yağmur damlalarımdın.Şimdi mevsim bağbozuyumken, hangi eylüllerdesin sen.
Ey Dost! Üzüldüğümde üzerime titreyendin sen. İncindiğimde saçlarımı yıldızlarla donatandın.Şimdi yıldızlarını devşirip nerelere gidersin.
Ey Dost! Toprağa düşen ilk damlada, rüzgarın yaprağa değişinde, güneşin suya dokunuşunda, yüreğimde gül yerine alevler açmasın diye, beni ümide aşılamıştın.Şimdi yüreğim yangın yeri iken hangi ümitlerdesin sen.
Ey Dost! Çirkin olan her şeyin üzerine çizgi çekip, güzellikten yana ne varsa her şeyi getirendin. Hem biliyor musun dostum, birlikte yöneldiğimiz kıblelerin tadı başkaydı. Yaptığımız dualara damlayan yaşlarhala kurumadı.Şimdi kirpiklerim kuru, yüreğim ağlıyor durmadan.
Ey Dost! Haylidir görmüyorum gözlerimin gördüğünü ve bedenim hissetmiyor bir yanımın sana doğru yürüdüğünü.Şimdi türkülerime hüzün düştü. Mekan değiştirmek ister ruhum.
Ey Dost! Yürüyemiyorum sensiz hayat yolunda. Alışamıyorum günleri sensiz yaşamaya. Çayımı yudumlayamıyorum sen olmadan yanımda. Muhabbetin mekanı olan kalbini bana sunup niçin gittin dönülmez yollara.Şimdi sabahlarım gecelerimde asılı kaldı. Firkat acısıyla yanıyor gönlüm.
Ey Dost! Dön desem döner misin? Sil desem, silebilir misin gözyaşlarımı ellerinle. Bekliyor olabilir misin yine eskisi gibi.Şimdi sana geliyorum hiç yürümediğimiz yollarda. Avuçlarımda –o çok sevdiğin- yıldızlarla değil....Hasret değmiş sevda mersiyesiyle....

04 Mart 2008 Salı

efsane









03 Mart 2008 Pazartesi

*Unutulacak Gibi Misin?*

Gün gibi yüzün,sevdiğim sen misin?
Zamana sığmıyor kör olası hasretin
Ne gün,ne gece sensiz geçmesin
Sorarım sevgili
Unutulacak gibi misin?

Kıyametler kopar içimde bilmezsin
Senin için olan acılarım dinmesin
Bilirim ki böyle sevilmeye değersin
Sorarım sevgili
Unutulacak gibi misin?

Böyle sevgiyi hiç kimse çekmesin
Benden başkası seni böyle sevmesin
Zavallı yüreğimin çaresi sensin
Sorarım sevgili
Unutulacak gibi misin?

Gözlerimin önünde bir hayalsin
Hayal olduğun kadar da gerçeksin
Gel sevdiğim!
Gel ki; yüreğim,kentim sevinsin
Sen sevgili!
Unutulmayacak gibisin...

(alıntı)

Sen Bilmedin..Ben de Söyleyemedim..

Sen Bilmedin..Ben de Söyleyemedim.. (herkes yasamıstır)
Düşlerde sevdim seni, söyleyemedim...
Sessiz öptüm nefesini, söyleyemedim...

Ben seni, hep senin bilmediğin zamanlarda, senin bilmediğin mekanlarda sevdim... Bunu sana hiç bir zaman söyleyemedim... Anlatabilecek kelime bulacağımı hiç sanmadım... Düşlerimdeydin hep... Öyle büyüktü ki varlığın beni aştı ama sana ulaşmadı...
Ben seni, hep uzak sevdim, uzak öptüm... Sessiz, sakin, sen rahatsız olma, ürkme diye, benden kaçma diye usulca öptüm... Her nefesim senindi... Çünkü ben, sen nefes alıp verdikçe vardım... Ama sana ne sesimi, ne nefesimi duyuramadım... Çığlık oldu sevgim, çarpı herkese... Bir sana teğet geçti... Öğrenemedin... Söyleyemedim...


Sana ben şiirler, sözler büyüttüm,
Sana ben baharlar, yazlar büyüttüm,
Sana ben hummalı gizler büyüttüm,
Söyleyemedim...

Her kalemin ucuna düşen harf sendin... Her dilimin ucuna gelen kelime sendin... Ben her yazdığım kelimede seni büyüttüm, ben her kurduğum cümlede seni büyüttüm... Sen bilmedin, ben söyleyemedim...
Bahar sen varsan gelirdi, yaz sen varsan güzeldi... Her gelişin bahar, her dokunuşun yazdı bana... Ben her bahar hüzün kaplar, her yaz yaşlar akıtırdım yokluğunda... Ben her baharı sen diye bekledim, ben her yazı sen diye geçirdim... Bütün güzelliklerini sana büyütüm... Sen bilmedin, ben söyleyemedim...
En ateşlisi sanaydı aşkın... En güzeli, belkide en büyüğü sanaydı... Gizli gizli yanardı yüreğimde... Aşkım büyüktü, ateşi büyüktü, giz'i hepsinden büyüktü... Gösteremedim... Nasıl beni yakıp, erittiğini bilemedin... Oysa sen buz gibiydin... Yine de gelmedin... Nasıl bir yürek büyüttüm sana gizli gizli... Sen bilmedin, ben söyleyemedim...


Şarkılar yazdım sana, okuyamadım...
Hep yanımdaydın oysa, dokunamadım...

Sana ben hayaller, düşler büyüttüm,
Sana ben gözümde yaşlar büyüttüm,
Sana ben hummalı aşklar büyüttüm,
Söyleyemedim...

Her şarkıya seni koydum, her şarkıyı sana yakışırdım... Sen varsın diye söyledim hepsini ama sana duyuramadım...
Hep benimle olduğunu hiç bilmedin. Hayalinle yatar, hayalinle kalkardım anlamadın. Anlamadığın, hissetmediğin için dokunamazdım sana, duvarların öyle kalındı ki, yapamadım...

Hayallerimdin işte sen, bütün düşlerimdin...
İyiye, kötüye akan her damla yaş sanaydı, sensiz olmazdı...
Ateş gibiydi işte aşkın, dedim ya yakardı, söndüremezdim...
Ama sen hiç birini bilmedin,
Ben de Söyleyemedim...

Her Güne BİR Başka Uyanıyor "ACEMİ" Yüreğim

Her güne bir başka uyanıyor acemi yüreğim. Deniz, kokusuna küsmüş sanki. Çünkü ne kadar söylenmesi gereken söz varsa susmuş.

Söz geçiremediğim deli taylarım var çünkü:

“Söze daha zaman var” diyor!

Oysa biliyorum ki, yaşam kendini yenileyerek yürüyor...

Yineleyerek değil!

Derin bir nefes alıyorum. Sonra hangi dağın beni saklayacağı sorgulanıyor.

Çünkü suç işlemekten korkuyorum.

Hangi yasal aşk var yeryüzünde bilemiyorum. Kendini yasallaştıramadığı için suç olmuş aşklar düşüyor aklıma...

İrkiliyorum.

Ardı sıra koşturan günler bir boşluk bende...Böyle yaşamayı sevmiyorum.

Türküler dinliyorum gözlerimi boşluğa yatırıp. Ama hiç biri de sensiz geçmiyor:

“Tam gemiler kaçtı derken, turnalar uçtu derken, sen çıkıp gelsen.”

Adını mavi koydum senin duru gülüşüne konsun diye uçurdum.,

Kaç bahar havalandı şu gönlüm bir bilsen, göçmen kuşları misali. Sığınacak ne bir liman buldu, ne bir dal.

Hiç böyle aydınlık bir yürek görmedim; yüzünü hangi yana dönsen güneşe kesiyor.

Ne zaman yan yana gelsek gözlerim kamaşıyor, yüreğim yerinden fırlayacak gibi oluyor gözlerinin o hesapsız duru bakışlarından.

Yasak olan ne kadar şey varsa hepsi birden yasallaşıveriyor.

Ama yine de suç işlemekten korkuyorum.

Düşünüyorum, düşünemiyorum.

Anlamı olmayan hiç bir şeyin ya da her şeyin ortasındayım işte!

Yürüyen insan kalabalıkları saki içimi yırtarak geçiyor. Susuyorum delice ama içimde fırtınalar kopuyor.

Beyaz bir güvercin yakaladığımı düşlüyorum... Var say ki öyle!

Sana gönderiyorum onu. Kanatlarına hasret yüklüyorum,yüreğine aşk.

Gözleri benim için bakacak sana,ona göre bak.

Aklıma düşürüyorum ayak izlerini. Sonra oturup onları kumsala kopyalamaya çalışıyorum.

Beceremiyorum.

Sonra gözlerini, yüzünü. Beceremiyorum işte, beceremiyorum.

Çünkü suç işlemekten korkuyorum


Kendini yasallaştıramadığı için suç olmuş aşklar düşüyor aklıma.

İrkiliyorum...

Dedim ya; söz geçiremediğim deli taylarım var.

Sana doğru koşuyorlar...

Durduramıyorum!

Bu Kadarmi Basit "Seni Seviyorum" Demek...

Bugün sizden bir sey isteyecegim.
Sakin kimseye
''Seni seviyorum'' demeyin.
Lütfen!.

Kullanmayin artik bu sözü.
Baska bir sey deyin birbirinize onun yerine.
Duygulariniza daha denk düsen bir sey...
Benim aklima gelmiyor ama siz bulursunuz.
Ne de olsa sizin duygulariniz...
Hayir, içini dolduracaksaniz
''Seni seviyorum''un, bir diyecegim yok.
Ama umudum da yok.

''Seni seviyorum'' öyle ''Kendine iyi bak'' gibi bir söz degildir, laf olsun diye söylenen...
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde hakkini vereceksiniz. Bir kere onu gerçekten seviyor olmaniz lazim.
Yani öyle dokununca geçiverecek arzularla falan karistirmayacaksiniz.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, o biri en az tuttugunuz takim kadar önemli olacak hayatinizda.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, bir saat eksik uyumayi göze alabileceksiniz onu daha çok görmek ugruna.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, elini tutmak da önemli olacak baska seyler kadar.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, ''Sevgilimsin'' de demis oldugunuzu bileceksiniz.

Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, onu özleyecek, düsünecek, merak edeceksiniz.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, onun gözü telefonda (evet, cep telefonu çiktigindan beri kulak degil gözler telefonda) aramanizi bekledigini unutmayacaksiniz.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, ona sürprizler yapmayi, ufak hediyeler almayi ihmal etmeyeceksiniz.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, ona siirler okuyacak hatta kabiliyetiniz varsa, yazacaksiniz da.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, sarkidaki gibi, ellerinizde çiçeklerle kapisinda bekleyeceksiniz.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, belki ömrünüzün sonuna kadar degil ama hiç olmazsa yarin, öbür gün de seveceginizden emin olacaksiniz.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, ayni zamanda ''Free takilalim'' da diyemeyeceginizi bileceksiniz.
Birine ''Seni seviyorum'' dediginizde, o asktan söz ederken siz ''Ben almayayim, alana da mani olmayayim'' demeyeceksiniz.
Nasil?
Çok mu zor?
Fazla mi zahmetli?
Insanin birini sevip sevmedigi tam da böyle belli oluyormu arkadaslar?.
Sevmeyince ''is'' gibi geliyor bütün bu saydiklarim.

O zaman ''Seni seviyorum'' demeyeceksiniz.
Bu kadar basit.

Bir gün farkinda olmadan bütün bunlari yapiyor oldugunuzu görünceye kadar.
Simdi
''Ne var bunda?
Keske herkes birbirine bolca 'Seni seviyorum' dese' diye düsünenler olacaktir.
Iyi.

O zaman birbirini gerçekten sevenler yeni bir söz bulsunlar söyleyecek.
''Seni seviyorum'' orta mali olsun.
Zaten oldu olacagi kadar.